Temmuz 5, 2026
AI Altyapısında İlk Çatlak: Piyasa Yükseliyor Ama Liderlik Bozuluyor
Piyasada en tehlikeli dönemler, endekslerin hâlâ güçlü göründüğü ama içeride liderliğin bozulmaya başladığı dönemlerdir.
Çünkü çoğu yatırımcı sadece endekse bakar. S&P 500 yukarıdaysa riskin düşük olduğunu düşünür. Nasdaq hâlâ zirvelere yakınsa teknoloji tarafında sorun olmadığını varsayar. Fakat piyasanın asıl mesajı çoğu zaman endeks seviyesinde değil, lider hisselerin davranışında saklıdır.
Yeni haftaya girerken ABD borsalarında tam olarak böyle bir tablo var.
S&P 500 hâlâ güçlü. Ana trend yukarı yönlü. Piyasa genişliği tamamen bozulmuş değil. Ancak son iki yılın ana taşıyıcısı olan yapay zekâ altyapı hisselerinde ilk ciddi çatlaklar görülmeye başladı. Yarı iletkenler, bellek çipleri ve veri merkezi şirketlerinde yaşanan sert satışlar artık görmezden gelinecek basit bir kâr realizasyonu değil.
Endeks Güçlü Kalıyor, Ama Liderlik Değişiyor
ABD piyasasında ana sorun şu: Endeks seviyesi hâlâ pozitif görünürken, piyasanın iç yapısı zayıflamaya başladı.
S&P 500 tarafında yükseliş trendi korunuyor. Haziran ayında yaşanan düzeltme yaklaşık %5 seviyesinde sınırlı kaldı ve endeks daha yüksek dip yapısını korumayı başardı. Haftalık kapanışın 7.550 seviyesinin üzerinde gerçekleşmesi teknik olarak önemli bir teyit sinyali verdi.
Fakat bu görünüm tek başına yeterli değil.
S&P 500 vadeli kontratlarında asıl kritik bölge 7.634 pivot seviyesi. Endeks bu seviyeye yaklaşmış durumda, ancak henüz net ve kalıcı bir kırılım oluşmuş değil. Bu bölgenin üzerinde güçlü kapanışlar gelirse 8.035 seviyesi gündeme gelebilir. Fakat 7.634 aşılmadan agresif yükseliş beklentisi teknik olarak erken olur.
Piyasa şu anda iyimser. Ama kırılım tamamlanmış değil.
Bu ayrımı yapmak zorundasınız. Çünkü iyimser piyasa ile teyit edilmiş boğa piyasası aynı şey değildir.
Yarı İletkenlerdeki Satış Neden Önemli?
Son iki yılda ABD piyasasının en güçlü hikâyesi yapay zekâydı. Nvidia, yarı iletkenler, bellek çipleri, veri merkezi altyapısı, enerji ve soğutma sistemleri aynı büyük temanın farklı parçaları olarak fiyatlandı.
Ancak artık piyasa başka bir soru sormaya başladı:
Bu büyüme sürdürülebilir mi, yoksa fiyatlara zaten fazlasıyla mı yansıtıldı?
Bu soru değişimi önemlidir. Çünkü piyasa bir hikâyeyi sorgulamaya başladığında önce en kalabalık işlemleri satar. En kalabalık işlem de uzun süredir AI altyapısıydı.
TSM’deki sert düşüş, SOXX tarafındaki baskı, Sandisk ve Micron gibi bellek çipi hisselerinde yaşanan satışlar bize şunu gösteriyor: Piyasa artık AI temasını körü körüne fiyatlamıyor. Güçlü hikâyeler bile cezalandırılmaya başladıysa, yalnızca beklentiyle şişmiş zayıf şirketlerde risk çok daha büyüktür.
Burada yapılacak en büyük hata, her düşüşü otomatik olarak alım fırsatı sanmak olur.
Piyasa size ucuzluk sunmuyor olabilir. Sadece daha önce fazla pahalıya fiyatladığı şeyi normale çekiyor olabilir.
Veri Merkezi Hisselerinde Aşırı Kapasite Riski
Veri merkezi şirketleri son dönemde yapay zekâ yatırım döngüsünün en güçlü dolaylı kazananları oldu. Elektrik altyapısı, soğutma sistemleri, sunucu ekipmanları, ağ donanımı ve enerji sağlayıcıları bu süreçte ciddi prim yaptı.
Fakat artık hikâyenin ikinci tarafı fiyatlanmaya başlıyor: aşırı kapasite riski.
Hyperscaler şirketleri çok yüksek sermaye harcamaları yapmaya devam ediyor. İlk aşamada piyasa bunu büyüme olarak fiyatladı. Ama bir noktadan sonra yatırımcılar şu soruyu sormaya başlar:
Bu harcamaların geri dönüşü ne zaman gelecek?
Eğer bu soru sert şekilde fiyatlanmaya başlarsa, baskı doğrudan tedarik zincirine yansır. Çip üreticileri, veri merkezi ekipman sağlayıcıları, enerji altyapısı şirketleri ve AI temasının yan sektörleri aynı anda satış baskısı görebilir.
Bu yüzden “uzun vadeli tema güçlü” demek kısa vadeli fiyat hareketini yok saymak için yeterli değildir.
Bu tembel bir analiz olur.
Güçlü tema kötü zamanlamayı affetmez. Piyasa fiyatı önce kırar, gerekçeyi sonra anlatır.
Bu Hafta ABD Piyasasında Ne İzlenecek?
Yeni haftada asıl odak S&P 500’ün seviyesi değil; Nasdaq, SOXX ve veri merkezi hisselerinin tepki gücü olacak.
Sağlıklı senaryo şu:
Yarı iletkenlerde satış baskısı yavaşlar. Nasdaq tepki alımlarını daha geniş katılımla destekler. Finans, sağlık ve sanayi sektörlerinde para akışı devam eder. S&P 500 ise 7.634 pivotunu aşarak yukarı yönlü devam formasyonunu teyit eder.
Riskli senaryo ise şu:
S&P 500 yatay veya hafif pozitif kalırken Nasdaq ve SOXX zayıflamaya devam eder. Bu durumda endeks seviyesinde sakin görünen piyasa aslında içeride bozulmaya başlar.
Bu ayrım kritik.
Çünkü endeks yukarı giderken liderler düşüyorsa, piyasa sağlıklı değildir.
Borsa İstanbul: Enflasyon Sonrası Faiz İndirimi Hikâyesi
ABD tarafında teknoloji liderliği sorgulanırken, Borsa İstanbul’da ana tema enflasyon sonrası faiz indirimi beklentisi.
Haziran enflasyonu piyasa açısından destekleyici geldi. TÜFE aylık %0,99 artarken yıllık enflasyon %32,11 seviyesine geriledi. Veri beklentilere oldukça yakın geldiği için büyük bir sürpriz yaratmadı. Ancak aylık enflasyonun yeniden %1’in altına inmesi, faiz indirimi beklentilerinin canlı kalmasını sağladı.
Buradaki kritik nokta şu:
Veri pozitif.
Ama sınırsız ralli gerekçesi değil.
Piyasa çoğu zaman bu hatayı yapar. Bir tane iyi veri gelir, herkes boğa piyasasının başladığını düşünür. Sonra çekirdek enflasyon, bütçe açığı, Hazine borçlanması, rezervler ve TCMB’nin temkinli duruşu tekrar masaya gelir.
Bu nedenle BIST 100’de pozitif senaryo devam etse de kontrolsüz iyimserlik için erken.
BIST 100’de Kritik Seviyeler
BIST 100 tarafında kısa vadede 14.530–14.620 bandı ilk önemli direnç bölgesi olarak izlenebilir. Bu bölgenin üzerinde kapanışlar gelirse 14.876 seviyesi yeniden gündeme gelir.
Asıl kırılım noktası ise 14.876.
Bu seviye güçlü hacimle aşılmadan güvenli fiyat keşfi başladı demek erken olur. 14.876 üzerinde kalıcılık sağlanırsa 15.205 seviyesi yeni hedef bölge olarak izlenebilir. Ancak bu senaryoda bile parabolik yükselen hisselerde kâr realizasyonu disiplini korunmalı.
Aşağı yönlü senaryoda ise 14.000 seviyesi kritik destek olarak takip edilmeli. Bu bölgenin altına sarkma olursa 13.935, 13.820 ve 13.567 seviyeleri yeniden gündeme gelebilir.
Bankalar, Savunma Sanayi ve Seçici Rotasyon
Borsa İstanbul’da en güçlü hikâye bankacılık tarafında oluşuyor. Faiz indirimi beklentisi güçlendikçe bankaların net faiz marjı, düşük çarpanları ve yüksek özkaynak kârlılığı yeniden fiyatlanabilir.
Savunma sanayi tarafında ise NATO Zirvesi önemli bir kısa vadeli katalizör olabilir. Bu tip dönemlerde haber akışı, beklenti ve spekülasyon kaynaklı hareketler hızlanabilir. Ancak burada da dikkatli olmak gerekiyor. Beklentiyle yükselen hisselerde haber sonrası satış riski her zaman masadadır.
Sanayi tarafında daha seçici olmak gerekiyor. Mayıs sanayi üretimi verisi haftanın önemli başlıklarından biri olacak. Üretimde zayıflama sinyalleri gelirse sanayi hisselerinde genel endeks hareketinden çok şirket bazlı ayrışma öne çıkabilir.
GYO ve holdinglerde faiz indirimi beklentisi destekleyici olabilir. Ama özellikle GYO tarafında yüksek borçluluk, nakit akışı ve proje teslim hızları dikkatle ayrıştırılmalı.
Faiz düşüşü hikâyesi zayıf bilançoyu sonsuza kadar taşımaz.
Sonuç: Kör Risk Alma Dönemi Bitti
Yeni haftada hem ABD hem de Borsa İstanbul için ana mesaj aynı:
Piyasa tamamen bozulmuş değil.
Ama seçicilik zorunlu hale geldi.
ABD’de S&P 500 hâlâ güçlü görünse de yarı iletkenler ve veri merkezi hisselerindeki satışlar ciddiye alınmalı. Borsa İstanbul’da ise enflasyon sonrası faiz indirimi hikâyesi destekleyici, fakat 14.876 seviyesi aşılmadan agresif boğa modu için erken.
Bu piyasa hâlâ fırsat sunuyor. Ama eski reflekslerle işlem yapanları da cezalandırmaya hazırlanıyor.
Endekse bakıp rahatlayanlar içerideki bozulmayı kaçırabilir.
Ucuzladı diye zayıf hisselere atlayanlar sermayesini gereksiz riske sokabilir.
Temaya âşık olanlar fiyatın verdiği uyarıyı görmezden gelebilir.
Bu hafta yapılması gereken şey belli:
Güçlü kalanları taşımak.
Zayıflayanlarda ısrar etmemek.
Parabolik hareketlerde kârı korumak.
Kırılım gelmeden agresif risk almamak.
Piyasa hâlâ yukarı gitmek istiyor olabilir. Ama artık her şeyi yukarı taşımayacak.
Bu farkı anlayanlar sermayesini korur. Anlamayanlar yükselen endekste bile para kaybeder.
