
Son haftalarda küresel finans piyasalarının yönünü belirleyen en önemli faktör jeopolitik gelişmeler oldu. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kesintiler enerji fiyatlarında sert yükselişlere yol açarken, bu durum küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekti.
Piyasalar artık yalnızca ekonomik verileri değil, aynı zamanda enerji arzı ve savaş riskini fiyatlamaya başladı.
Bu yeni makro ortamda hem emtia piyasalarında hem de borsalarda önemli kırılmalar yaşanıyor.
Petrol: Enerji Şoku Küresel Enflasyonu Tetikleyebilir
Petrol piyasasında oluşan teknik yapı dikkat çekici bir kırılımın eşiğinde.
Grafikte oluşan fincan-kulp formasyonu direnç bölgesinin yeniden test edildiğini gösteriyor. Bu seviyenin yukarı yönlü kırılması halinde petrol fiyatları yeniden 119–120 dolar bölgesini teknik olarak hedefler.
Bu yükselişin arkasındaki ana neden ise yalnızca teknik yapı değil.
Hürmüz Boğazı yaklaşık iki haftadır kapalı ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte biri bu boğazdan geçiyor. Bu nedenle arz kesintisi riski petrol piyasasında ciddi bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Stratejik petrol rezervlerinin piyasaya salınması yönündeki açıklamalar bile fiyatlardaki yükseliş momentumunu durdurmaya yetmiş değil. Bu da piyasada arz endişesinin politik müdahalelerden daha güçlü olduğunu gösteriyor.
Enerji fiyatlarının bu şekilde yükselmesi küresel ekonomi açısından kritik bir sonuç doğurabilir:
Enerji maliyetleri arttıkça enflasyon beklentileri de yükselir.
Bu durum doğrudan merkez bankası politikalarını etkiler.
Altın: Dolar Güçleniyor, Kısa Vadeli Düzeltme Başladı
Petrol fiyatlarındaki yükseliş yalnızca enerji piyasasını değil, döviz ve değerli metaller piyasasını da etkiliyor.
Enerji ticaretinin büyük bölümü dolar üzerinden gerçekleştiği için petrol fiyatlarındaki yükseliş genellikle dolar talebini artırır. Bunun sonucu olarak dolar endeksi güçlenirken altın fiyatları üzerinde baskı oluşur.
Teknik açıdan altın uzun vadede güçlü bir yükseliş trendinde kalmaya devam ediyor. Ancak kısa vadeli grafikte önemli tehlike çanları çalmaya başladı.
Altın fiyatları yükseliş trendinin önemli desteklerinden biri olan 20 günlük hareketli ortalamanın altına indi.
Bu tür kırılımlar genellikle şu sinyalleri verir:
- momentum kaybı
- kısa vadeli trend değişimi
- düzeltme sürecinin başlaması
Grafikte bir sonraki önemli destek bölgesi ise 4915 dolar seviyesinde bulunan 50 günlük hareketli ortalama.
Bu nedenle kısa vadede altın piyasasında bir düzeltme sürecinin devam etmesi oldukça olası görünüyor.
Amerikan Borsaları: Volatilite Yeni Bir Döneme Girdi
Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve artan enflasyon beklentileri borsalarda da önemli bir kırılmaya neden oldu.
S&P 500 vadeli kontratlarında uzun süredir devam eden yükseliş trendi ilk kez ciddi şekilde zayıflamaya başladı. Fiyatın aylar boyunca hareket ettiği yukarı yönlü paralel kanal aşağı kırıldı ve aynı zamanda 30 haftalık hareketli ortalamanın altına inilmesi teknik açıdan kritik bir sinyal oluşturdu.
Bu tür kırılımlar genellikle piyasada üç aşamalı bir sürecin başlangıcı olur:
- İlk sert satış dalgası
- Kısa süreli tepki yükselişi
- Ardından daha güçlü ikinci satış dalgası
Bu nedenle kısa vadede oluşabilecek yükselişler yeni bir boğa piyasasının başlangıcından ziyade tepki hareketleri olabilir.
Artan jeopolitik riskler ve yükselen enerji fiyatları nedeniyle Amerikan borsalarında volatilitenin en az Nisan ayına kadar yüksek kalması oldukça olası görünüyor.
FED ve Piyasaların Asıl Sorusu
Piyasanın şu anda odaklandığı en önemli tarih ise 18 Mart FED faiz kararı.
Trump yönetimi faiz indirimi bekliyor olabilir. Ancak mevcut makro tablo bunu oldukça zorlaştırıyor.
Son dönemde yalnızca petrol değil;
- enerji ürünleri
- tarım emtiaları
- değerli metaller
genel olarak yükseliyor.
Bu durum enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişesini artırıyor ve FED’in faiz indirmesi ihtimalini ciddi şekilde azaltıyor.
Sonuç: Risk Yönetimi Dönemi
Piyasalarda şu anda üç temel risk aynı anda fiyatlanıyor:
- Jeopolitik gerilim
- Enerji fiyatlarındaki yükseliş
- Enflasyonun yeniden hızlanma ihtimali
Bu nedenle mevcut piyasa ortamı klasik bir boğa piyasasından ziyade yüksek volatilite ve hızlı yön değişimlerinin yaşandığı bir dönem haline gelmiş durumda.
Böyle dönemlerde en önemli strateji agresif pozisyon almak değil, risk yönetimini ön plana çıkarmaktır.
Bu nedenle piyasalar şu anda yeni bir makro hikâyenin başlangıcında olabilir.
Enerji krizi, enflasyon ve jeopolitik riskler birleştiğinde grafiklerde çok daha sert fiyat hareketleri görmek şaşırtıcı olmayacaktır.
Yatırım Stratejimiz
Telegram grubumuzda hem Borsa İstanbul hem de ABD borsalarında fırsat gördüğümüz alanlarda alım yapmaya devam ediyoruz. Özellikle mevcut makro ortamdan pozitif etkilenme potansiyeli olan sektörlere ve şirketlere yöneliyoruz.
Küresel piyasalarda yaşanan sert satışlara ve artan volatiliteye rağmen, uyguladığımız sektör rotasyonu ve risk yönetimi odaklı strateji şu ana kadar başarılı bir şekilde ilerlemeye devam ediyor.
Bu süreçte amacımız piyasanın genel yönünden bağımsız olarak, makro hikâyelerle desteklenen güçlü şirketleri tespit ederek portföyde asimetrik fırsatlar yakalamak.