Piyasalarda Gürültü Artıyor: Görünen Risk mi, Gerçek Risk mi?

Son günlerde piyasalarda dikkat çekici bir çelişki var.
Manşetler sertleşiyor, politik dil agresifleşiyor, ancak fiyatlamalar görece sakin. Endeksler ayakta, panik yok, risk iştahı tamamen sönmüş değil.

İşte tam da bu tür dönemler, yatırımcıların en sık yanıldığı dönemlerdir.

Çünkü piyasalar çoğu zaman olayı değil süreci, haberi değil zamanlamayı fiyatlar.

Ticaret Savaşları Yeniden Gündemde Ama Bu Kez Farklı

ABD cephesinden gelen yeni tarife mesajları, ilk bakışta ani bir ticaret savaşı başlangıcı gibi algılanabilir. Ancak detaylara bakıldığında bunun tek seferlik bir hamleden ziyade, zamana yayılan bir baskı stratejisi olduğu görülüyor.

Duyuruların hafta sonuna denk gelmesi, başlangıç tarihlerinin ileri atılması ve dilin kademeli olarak sertleşmesi tesadüf değil. Amaç piyasayı bir anda bozmak değil; belirsizliği kontrollü şekilde artırmak.

Bu tür süreçlerde genelde şu tablo oluşur:

  • İlk fiyatlama duygusaldır
  • Ardından “tarife henüz devrede değil” algısıyla rahatlama gelir
  • Asıl risk, süreç uzadığında ve uzlaşma geciktiğinde ortaya çıkar

Yani problem tarifelerin varlığı değil, ne kadar süreceğidir.

Genel Piyasa Görünümü: Sakinlik Yanıltıcı Olabilir

Makro cephede de benzer bir ikilik söz konusu.

Banka bilançoları ekonomik aktivitenin tamamen çöktüğünü söylemiyor; ancak bu durum Fed’in faiz indirimi konusunda aceleci olmayacağına işaret ediyor. Faiz beklentilerinin ötelenmesi, riskli varlıklar açısından orta vadede baskı anlamına geliyor.

Öte yandan yarı iletken tarafında güçlü hikâyeler devam ediyor. Gün içi alımlar dikkat çekici olsa da, kapanışlara doğru gelen satışlar piyasadaki temkinli duruşu açıkça gösteriyor.

Buradaki temel soru şu:
Bu hareketler yeni bir ana trendin başlangıcı mı, yoksa belirsizlik içinde verilen tepkiler mi?

Cevap, önümüzdeki haftalarda fiyatlama davranışında gizli.

Sessiz Ama Etkili Bir Risk: Faizler

ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki yukarı yönlü hareket, şu an yeterince konuşulmayan ama en kritik başlıklardan biri.

Faizlerin yüksek kalmaya devam etmesi:

  • Hisse senetlerinin iskonto oranını baskılar
  • Risk–getiri dengesini bozar
  • “Her düşüş alım fırsatıdır” ezberini geçersiz kılar

Bu nedenle yüzeyde güçlü görünen her ralli, kendi içinde aynı kaliteyi taşımıyor olabilir.

Bu Dönem Neden Zor?

Çünkü bu dönem:

  • Net bir kriz dönemi değil
  • Net bir boğa piyasası da değil

En zor dönemler tam olarak bunlardır.
Manşetler çoktur, sinyaller karışıktır, yanlış zamanda yapılan agresif hamlelerin bedeli ağır olur.

Bu nedenle burada mesele:
“Ne alayım?” değil
“Ne zaman acele etmemeliyim?” sorusudur.

Devamı Neden Grupta?

Bu yazıda çerçeveyi çizdim.
Ancak şu başlıkların detayına özellikle girmedim:

  • Ticaret savaşlarının adım adım nasıl fiyatlandığı
  • İlk tepkiler ile gerçek yön arasındaki fark
  • Rahatlama rallilerinin hangilerinin feda edilebilir olduğu

Bunlar, Telegram’da paylaştığım üyelere özel raporların konusu.

Bu yazının amacı bir tahmin vermek değil;
okuyana şunu sordurmak:

“Piyasa bu kadar sakinken ben gerçekten güvende miyim?”

Cevap basit değil.
Ama detayları bilenler için belirsizlik, risk değil avantaj olabilir.