Son iki ayda küresel piyasalarda sessiz ama çok net bir rota değişimi yaşandı. Para, riskten kaçmıyor; riskin merkezine gidiyor. Ve bu rota savunma sanayi.
Bu yükseliş ne tesadüf, ne de kısa vadeli bir spekülasyon. Arka planda jeopolitik, bütçe ve teknoloji temelli güçlü bir denklem var.
1. Jeopolitik Gerilim: Harita Kızarıyor, Para Konuşuyor
Ortadoğu’da artan tansiyon, ABD’nin Venezuela, Nijerya, İran ve potansiyel olarak Meksika üzerindeki askeri baskısı; Rusya–Avrupa hattındaki sertleşme…
Piyasa bu başlıkları manşetlerden okumuyor. Pozisyon alarak okuyor.
Son iki ayda savunma sanayi hisselerine yönelen sermaye, “haber sonrası refleks” değil; önceden kurulmuş pozisyonların meyvesi.
Akıllı para:
- Belirsizlik başlamadan aldı
- Gürültü artarken beklemeye geçti
Küçük yatırımcı ise her zamanki gibi:
- Grafikte yükselişi gördü
- “Geç mi kaldım?” sorusunu sormaya başladı
Bu ayrımı daha önce defalarca gördük.
2. ABD Savunma Bütçesi: Oyunun Kuralı Değişiyor
Donald Trump yönetiminin planladığı savunma bütçesi artışı kritik bir eşik.
Hedeflenen rakam: 1,5 trilyon dolar
Bu, mevcut seviyelere göre yaklaşık %80 artış demek.
Bu sadece bir harcama değil:
- Uzun vadeli kontratlar
- Ar-Ge bütçeleri
- Yeni nesil savaş teknolojileri
Yani tek seferlik ralli değil, çok yıllı bir sermaye akışı.
3. NATO ve Avrupa: Almanya Neden Uçtu?
NATO ülkeleri savunma harcamalarını sistematik şekilde artırıyor. Bunun en net yansımasını Almanya’da gördük.
Alman borsasını son bir yılda adeta sırtlayan şirketlerden biri:
Rheinmetall
- Son 1 yıldaki performans: %200+
- Sipariş defteri: Tarihi zirvelerde
- Devlet destekli büyüme: Net
Ama bu sadece buzdağının görünen kısmı.
Görünmeyen tarafta ise:
- Drone üreticileri
- Otonom sistemler
- Elektronik harp ve sensör teknolojileri
Asıl para akışı burada yoğunlaşıyor.
4. Pasifik Hattı: Tayvan Bitmedi, Japonya Başlıyor
Çin–Tayvan gerilimi gündemden düşmedi. Üzerine Japonya merkezli yeni bir çatışma senaryosu ekleniyor.
Bu bölge:
- Yarı iletkenler
- Deniz taşımacılığı
- Askeri teknoloji
açısından kritik.
Pasifik’teki her gerilim, savunma sanayi şirketleri için talep artışı anlamına geliyor.
5. “Hisse Seçmek İstemiyorum” Diyenler İçin Alternatifler
Bu hikâyeye inanıp tek tek şirket seçmek istemeyenler için de yollar var.
Özellikle:
- Avrupa savunma sanayine odaklanan
- Sepet mantığıyla çalışan
EUAD gibi savunma sanayi ETF’leri, bu temaya dolaylı yatırım imkânı sunuyor.
Bu ve benzeri fonların detaylı yapısını ve içerdiği şirketleri Telegram’da paylaşıyorum.
6. Biz Ne Yaptık? Teori Değil, Pozisyon
Ben bu süreci sadece anlatmadım, uyguladım.
Telegram’da paylaştığım mesajlarda da göreceğiniz üzere:
- Türkiye’de: ASELSAN
- Yurt dışında: AeroVironment
portföyümüze eklendi.
Her iki pozisyon da:
- Trend içinde
- Momentum destekli
- Yakından takip edilen
pozisyonlar.
Olası bir düzeltmede:
- Ek alım mı yapılacak
- Yoksa pozisyon mu kapatılacak
Bu kararları Telegram’da anlık paylaşıyorum.

7. Sonuç: Yine Aynı Hikâye
Genel tablo net:
- Para savunma sanayiye akıyor
- Jeopolitik risk azalmıyor
- Bütçeler büyüyor
- Teknoloji dönüşüyor
Ve yine:
- Akıllı para erkenden girdi
- Geniş kitleler yükselişi izliyor
Rallinin “fark edilme” aşamasındayız.
Genelde bu aşamadan sonra:
- “Keşke daha önce baksaydım” cümlesi gelir.
Bu süreci:
- Hangi hisselerle
- Hangi seviyelerden
- Hangi riskle
yönettiğimi Telegram’da detaylı şekilde paylaşıyorum.
Ekran görüntüleri, grafikler ve pozisyon yönetimi orada.
Burada çerçeveyi çizdim.
Detaylar, her zamanki gibi, gürültüsüz yerde.